anlamlı farkp < .05

Ölçek rehberi

Young Şema Ölçeği (YŞÖ)

Tezinde nasıl kullanılır?

Bu yazı sıfırdan başlıyor. İstatistik bilmene gerek yok.

Bu ölçek neyi ölçüyor?

Önce kelimeyi açalım. Şema, kişinin kendisi ve başkaları hakkında erkenden yerleşmiş, sonradan sorgulamadan kullandığı temel inançlar demek. “Beni sonunda herkes bırakır”, “yeterince iyi değilim”, “kimseye güvenilmez” gibi. Kuramdaki adı erken dönem uyumsuz şemalar; günlük dille söylersek kişinin dünyayı okurken taktığı, çıkarmayı akıl etmediği gözlük.

Ölçek bu inançların ne kadar güçlü olduğunu, kişinin kendi bildirimiyle ölçüyor. Yaygın ölçeklerin çoğundan bir farkı var ve bu sayfanın büyük kısmı o farkla ilgili: tek bir puan vermiyor, birden çok alt puan veriyor. Yani elinde “şema puanı” diye tek bir sayı olmuyor; birbirinden ayrı düşünülmesi gereken bir puan kümesi oluyor.

Son iki yılda 81 tezde kullanılmış (72 yüksek lisans, 9 doktora). Şema konusunun dışında en sık girdiği alan evlilik ve çift ilişkisi (18 tez) — yani ikili ilişkide tekrar eden örüntüleri açıklamak için kullanılıyor.

Bu ölçekle ne yapılıyor?

En sık yapılan analiz korelasyon (41 tez): “bu şema puanı şununla birlikte mi hareket ediyor” sorusu. Hemen arkasından aracı analizi geliyor (31 tez), üçüncü sırada regresyon (28 tez).

Aracı analizinin bu kadar öne çıkması bu ölçeğe özgü. 81 tezin 31’i, yani kabaca her üç tezden biri, aracı analizi yapıyor. Sebebi kuramın kendisi: şema, “erken yaşantı → şema → bugünkü sorun” şeklinde arada duran bir kavram olarak düşünülüyor. Aracı analizi de tam bunu test eden yöntem — iki şey arasındaki ilişkinin ne kadarının ortadaki değişken üzerinden geçtiğine bakıyor.

Buradan iki sonuç çıkıyor. Birincisi: bu ölçeği seçtiysen büyük ihtimalle korelasyondan ağır bir analize giriyorsun, planını ona göre yap. İkincisi, ve daha önemlisi: aracı analizi bir neden-sonuç iddiası gibi okunuyor ama tek seferlik veriyle o iddia kurulamıyor. Aşağıda ayrıca anlatıyoruz.

Birlikte kullanım örüntüsü ise dağınık: en sık eşlik eden ölçek bile (Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği) yalnızca 4 tezde geçiyor. Yani bu ölçeğin sabit bir takım arkadaşı yok, her tez onu farklı araçlarla eşleştiriyor. Bu sayılar örüntü sayılamayacak kadar küçük, buraya da bilgi olarak koyduk.

Çok sayıda alt puan, sessiz bir tuzak

Ölçek sana tek sayı değil bir puan kümesi verdiği için, analiz aşamasında şu çok doğal görünüyor: bütün alt puanları alıp ilgilendiğin değişkenle tek tek korelasyona sokmak — sonra da anlamlı çıkanları tezde anlatmak.

Sorun şu: ne kadar çok test yaparsan, sırf şansla “anlamlı” çıkan sonuç bulma ihtimalin o kadar artıyor. Yirmi test yaptığında, ortada hiçbir gerçek ilişki olmasa bile içlerinden birinin anlamlı görünmesi beklenen bir şey. Buna çoklu karşılaştırma problemi deniyor. Alt puanı bol bir ölçekte bu problem kendiliğinden ortaya çıkıyor — sen bir şeyi yanlış yapmasan bile.

İkinci bir zorluk daha var: alt puanlar birbirinden bağımsız değil, genelde birbiriyle ilişkili. Hepsini aynı anda bir regresyona koyduğunda hangisinin gerçekten iş yaptığı ayrıştırılamaz hâle geliyor, katsayılar oynaklaşıyor.

Ne yapmalı: veriyi toplamadan önce hangi alt puanlara bakacağını yaz. İkisi, üçü — kuramsal bir gerekçeyle seçilmiş olsun ve o gerekçe tezinde dursun. Hepsini test etmen gerekiyorsa bunu gizlemek yerine yaz: “tüm alt puanlar test edilmiş, çoklu karşılaştırma nedeniyle sonuçlar temkinli yorumlanmıştır” cümlesi seni jüri karşısında korur. Anlamlı çıkanı yazıp diğerlerinden hiç söz etmemek ise savunulamaz.

Hangi formu kullandığını yaz

Bu ölçeğin tek bir hâli yok; farklı uzunlukta formları dolaşımda ve tezlerin çoğu hepsine birden “Young Şema Ölçeği” diyor. Biz ölçek listesini üretirken form adı geçenleri bilerek ayrı tuttuk, çünkü birleştirmek farklı araçları tek kayıt gibi göstermek olurdu.

Senin için sonucu şu: yöntem bölümünde hangi formu, kimin Türkçe uyarlamasından aldığını açıkça yazmalısın. Yazmadığında iki şey oluyor — alt puanların hangi yapıya karşılık geldiği belirsiz kalıyor, ve bulgularını başka bir çalışmayla karşılaştırırken aynı şeyden söz edip etmediğin anlaşılamıyor. Bu, jürinin ilk sorularından biri; cevabı sonradan üretilemiyor, kaynağı baştan not etmen gerekiyor.

Kaç kişiye uygulamalıyım?

Örneklemini özetinde yazan 57 tezin ortancası 359 kişi. Bu bir hedef değil, benzer tezlerin nerede durduğunu gösteren bir işaret.

Ama burada dikkat edilecek bir şey var: bu ölçekle çalışanların önemli kısmı aracı analizine gidiyor ve aracı analizi, basit korelasyondan daha çok kişiyle çalışılmasını gerektiriyor. Bir de yukarıdaki alt puan meselesi var — modeline ne kadar çok değişken koyarsan gereken kişi sayısı o kadar artıyor. Yani planın aracı analiziyse ortancanın altına inmek riskli.

Kaç kişi gerektiğini, tasarıma göre baştan anlattık.

İzin ve etik kurul

Ölçeği Türkçeye uyarlayan akademisyene mail atıp kullanım izni istemen gerekiyor. Bu ölçekte ek bir ayrıntı var: birden çok form ve birden çok uyarlama söz konusu olduğu için izni, kullanacağın formun uyarlamasını yapan kişiden alman gerekiyor. Yanlış kişiden alınan izin, elinde belge var sanırken belgesiz kalmak demek.

Etik kurul onayı da her zamanki gibi veri toplamadan önce alınıyor. Bu ölçekte sorular kişinin erken yaşantılarına ve kendine dair olumsuz inançlarına değdiği için, başvuruda katılımcının rahatsız olması ihtimaline karşı ne yapacağını yazman beklenir. Formun sonunda başvurabileceği bir yer bırakmak genelde yeterli oluyor.

Sık yapılan hata

Kuramın söylediğini kendi verisi göstermiş gibi yazmak. Bu ölçeği kullanan tezlerde en sık görülen cümle kalıbı şu: “çocuklukta şunu yaşayan bireylerde şu şema gelişmiştir”.

Oysa büyük ihtimalle sen herkesi tek seferde, aynı gün ölçtün. Elinde aynı anda alınmış iki ölçüm var; hangisinin diğerinden önce geldiğini veri söylemiyor. “Gelişmiştir” kelimesi bir zaman sırası iddia ediyor ve o iddiayı destekleyecek şey verinde yok. Aracı analizi yaptıysan risk daha da büyüyor, çünkü analizin çıktısı bir ok yönü çizer gibi görünüyor.

Kurulabilecek hâli: “çocukluk yaşantısını daha olumsuz bildiren katılımcılarda şu şema puanı da daha yüksek bulunmuştur”. Uzun geliyor ama tezini koruyan şey o uzunluk. Kuramın ne dediğini ayrıca yazabilirsin — yeter ki “kuram böyle diyor” ile “benim verim bunu gösterdi” aynı cümleye girmesin.

Jüri ne sorar?

“Hangi formu kullandın?”

Bu ölçekte neredeyse kesin gelen soru. Formun adını ve uyarlamayı yapan kişiyi söyleyebilmen gerekiyor. Cevabı sonradan üretilemiyor; kaynağı veri toplarken not et.

“Bütün alt puanları mı test ettin, yoksa baştan mı seçtin?”

Beklenen cevap, hangi alt puanlara neden baktığını önceden yazmış olman. Hepsini test edip anlamlı çıkanları yazdıysan bir kısmı yalnızca şansla anlamlı çıkmış olabilir; bunu kabul edip sınırlılık olarak yazmak, gizlemekten iyi.

“Şemanın çocuklukta oluştuğunu verinle gösterebiliyor musun?”

Doğru cevap: “hayır, gösteremiyorum; bu kuramsal çerçeveden geliyor, benim tasarımım zaman sırası kurmuyor”. Bunu kendin söylersen soru orada biter; jüri söylerse savunmaya geçersin.

Aracı analizi mi yapmam gerekiyor, korelasyon yetiyor mu?

Bu kararı veri toplamadan vermek gerekiyor, çünkü gereken kişi sayısını da o belirliyor. İstersen analizi biz yapalım, sen savunmada anlat.

Nasıl çalışıyoruz →